1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

HER VURUŞ BİR TARİH YAZAR

Garipçe’den yukarı kaldırınca başını

Görmemek mümkün değil Yazıcıoğlu taşını

Yaslanmış böğrüne, yaşlı saat kayası

Sular gümbür gümbür, ille de temiz havası

 

Saatin her vuruşu eski bir tarih yazar

Dodiri minare, kilise, şadırvan, ulu cami, hisar

Birde kümbetimiz var ki anıttan mezar

 

Seydi hamamında aklanıp, kumlu yolda gezmeyen,

Sivrihisar’lı varmı ki arastadan geçmeyen.

Şıngıraklı Habib çeşmesi, o güzelim bağları,

Her yer ayrı bir güzel, kışın göre dağları

 

Gelin duvağından çeker hatıra teli,

Seysana yüklenirken, basar gözyaşı seli

Kulakta incili küpe, sırtında simli sarka

Sevayi donu giyip, sallanıp satar caka.

Gerdana gerçek inci, bilekte yoksa cebe

Gelini güldüremezsin dünyayı etsen hibe

 

Bulguru, tarhanası, gapama, kelem dolması

Düğünün baş yemeği yağlı bamya çorbası

Goçaş badılcanından pişir yağlı bastıyı

Yanından uzak etme, dışı sırlı testiyi

 

Keşkeği ayrı güzel, göcesi, dutmacı, ya baklavası

Kıymalı su böreğinin bambaşkadır havası

Pırasa dolması bile, ayrı lezzet ağızda

Gartalaca dürülmüş güzelim met helvası

 

Eskilere git hele, sevgi dolu Yunus Emre’si

Fatih Sultan’a kadılık etmiş, hem de Hızır Reis’i

Uleması, hocası çok çıkmış aramızdan,

Hoca Nasrettin bile bizim toprağımızdan

 

Mecliste temsilcimiz rahmetli Potoğlu Emmi

Değişik insanımız var, hem akıllı hem de veli

İsrafı hiç sevmeyiz, pinti diyenler çıkar

Diyen desin aldırma, sanki ona kim bakar

Sevmeyi öğrenmişiz, pirimiz Yunus Emre’den

Büyük gurur duyarım, Sivrihisarlıyım demeden.

                                        Mürsel PAZARKAYA